13 Kasım 2014 Perşembe

Teknik İflas veya Tasfiye Halindeki Bir Şirketle Birleşme

 
Teknik İflas veya Tasfiye Halindeki Bir Şirketle Birleşme
Çeşitli sebeplerle benzer veya birbirinden farklı sektörlerdeki şirketler, pazardaki konumlarını değiştirmek, rekabeti azaltmak veya verimlilik için birleşebilir. Bunun dışında düzenli tedarik kanallarını daha etkin kullanmak veya ölçek ekonomisinden yararlanmak için de şirketler birleşme yoluna gidebilir. Bir şirket başka bir şirketle birleşme kararı alırken, çoğunlukla yukarıda saydığımız iş hacmini artırıcı unsurlara göre değerlendirmelerini yapıyor. 
Burada karşımıza önemli bir soru çıkıyor, tasfiye halindeki bir şirketle veya teknik iflasa girmiş bir şirketle birleşilebilir mi? Aşağıda Türk Ticaret Kanunu'nda yer aldığı şekli ile kısaca bu soruların cevaplarına bakalım.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 138'inci maddesindeki tasfiye halindeki şirketlerle ilgili düzenlemesinde;
"Tasfiye hâlindeki bir şirket, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla, birleşmeye katılabilir. Tabi ki; yukarıda sayılan şartların ispatlanması gerekmektedir" hükmü bulunuyor. Bu hüküm sayesinde, tasfiye halindeki bir şirket birleşmeye katılabiliyor, fakat bunun için malvarlığının (tasfiye paylarının) dağıtılmaya başlanmamış olması ve tasfiye halindeki şirketin devrolunan (iltihak eden) şirket olması gerekiyor.  
Tabi ki; bu saydığımız iki maddenin de devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne sunulan belgelerle ispatlanması gerekiyor. 
Türk Ticaret Kanunu'nun 139'uncu maddesindeki teknik iflas veya borca batık şirketler için düzenlemesinde;
"Sermayesiyle kanunî yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilir" hükmü yer alıyor. Teknik iflas veya borca batıklık bir şirketin diğer bir şirketle birleşmesini engellemez, ama bunun bir kaidesi var. Devralan veya devralınan şirketin bu açığı kapatacak tutarda serbestçe tasarruf edebileceği özvarlığa sahip olması gerekiyor. Buna göre de; teknik iflastaki veya batık şirket devir alınabilir ya da devredilebilir. Fakat toplam özvarlıktan sermaye, müstahdem ve işçiler için ayrılmış yedek akçeler gibi, bir amaca bağlı ihtiyarî yedek akçeler ve genel kanunî yedek akçenin harcamalar için kanunen tahsisli kısmı çıktıktan sonra kalan özvarlık üzerinde serbestçe tasarruf edilebilir. Ancak; ihtiyarî bir yedek akçenin tahsis amacı Genel Kurulca kaldırılırsa, o yedek akçe de serbest özvarlığa eklenir. Eğer borcu kapatacak düzeyde serbestçe tasarruf edilebilecek bir özvarlığı yoksa birleşme yapılamaz. 
Bunun dışında, azınlıkta kalan küçük ortakların haklarının korunması da gerekir. Şirket teknik olarak birleşebilse dahi, ortakların menfaatleri dışında yapılan işlemlerden dolayı itirazları halinde birleşme kararı iptal edilebilir. 
Tabi yine, yukarıdaki maddenin resmi makamlara ispat edilmesi gerekir.. Bunun için de şartın gerçekleşmiş olduğunu ispatlayan belgelerin, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne sunulması gerekir.
Sonuç olarak;
Tasfiye halindeki bir şirketin -malvarlığı dağıtılmaya başlamaması ve devrolunan şirketin kendisi olması şartı ile- başka bir şirketle birleşmesinde bir sakınca yoktur. Teknik iflas halinde ise, başka bir şirketle devralan veya devralınan olarak birleşilebilir; fakat her iki durumda da batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbest tasarruf edilebilen özsermayeye sahip bir şirketi devralması veya ona devrolması gerekir.
Unutulmaması gereken bir diğer önemli husus ise azınlık sermayedar haklarının korunması olacaktır. İtiraz halinde birleşmenin iptal olabileceği de unutulmamalıdır.
Berkan Tolun


http://www.kpmgvergi.com/Blog/Pages/FullBlog.aspx?article=350

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi